İNSAN
20/11/2006 · Kategori: MAKALELER
İNSAN
Aşkın kitabını gönlüme indir
Aşina et beni muradım olsun
Yak canımı bugün vuslat günüdür
Şu ismin dilime evradım olsun
Hızır
İnsan; şu alem-i kübrada başı dik gezen varlık...O asaletini Rabbini tanıyabilecek,O’nun güç ve kudreti karşısında kendi acziyetini görebilecek yaratılışa sahip olmasına borçludur.Allah kendisini tanıma lütfuna insanı layık görmüş ve ona hiç bir varlığını erişemeyeceği bir rütbe vermiştir.Hatırla o zamanı ki Rabbin meleklere ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti. (1) Kendi özelliklerinin bir cüz’ünü insana bahşeden Allah ona halifem diyerek insana yüklediği ilahi emanetle “mesûl varlık” misyonunu yüklemiştir.Evet insanı önemli kılan nokta budur.”Muhakkak insanın üzerinden öyle bir zaman geçti ki anılmaya değer bir şey değildi.Doğrusu biz insanı denemek için karışık bir nutfeden yarattık.Onu işitici ve görücü yaptık.Biz ona yolu gösterdik;ya şükredici ya da nankör olur..(2) İşin biyolojik boyutu bir yana karışık nutfede gizli olan espri insanın hem iyiliğe hem de kötülüğe eğilimli olmasını ifade eder.Yaratılmışın;imtihan gölgesinde Allah’ı bilmesi ve ona kulluk etmesi,onu meleklerin secde ile eğilecekleri bir makama ulaştırır.İnsan bütün yönleriyle madde ve mananın bileşkesi bir vasat-i camiadır.
Öyle ise insan sahip olduğu bu güzellikleri hayata geçirebildiği sürece “fi ahseni takvim” övgüsüne mazhar olacak tüm evren,kainat Onunla ifade bulacaktır.Buda dini anlama ve onu pratiğe dökmede çok büyük önem arz eder.Bu sebeple Alevi inanç sisteminde insan çok önemli bir noktadır.Nakledilen bir hadis-i kudside Allah şöyle buyurmaktadır: “Ben yerlere ve göklere sığmadım da mümin kulumun kalbine sığdım.” Madem ki insan bu kadar önemli neden insanı sevip,ona hizmet etmeyelim?Gösterilecek sevgi de,muhabbet de Allah’a olmayacak mıdır?Allah’ın mihman olacağı gönül padişahın tahtıdır..Hacı Bektaş Veli şöyle ifade ediyor: Çalap Tanrı her ne yarattı ise insanlara verdi ve hem kendisini de insanlara verdi..(3) İnsan kalbinde ilahi gerçeği barındıran üstün bir canlı olarak Pir Sultan’ın “ellerin kabesi var benim kabem insandır” dizeleriyle bir kez daha ölümsüzleşir.El Hak Zat-ı Zül-Celalin tecelli ettiği insan kalbi yeryüzünde ayarı bulunmaz bir cevherdir.Dolayısıyla yeryüzünde Allah’ın gölgesi olarak gezen insan dost durağıdır...Öyle yürekler vardır ki Kuran-ı Natıktır onlar..Ali avazlı erlerdir. “İnsan ruhsuz bir ceset olan evrenin ruhu,paslı aynanın cilasıdır diyor İbn-i Arabi...
Gönülmü yeğ kabemi yeğ
Eyit bana ey aklı eren
Gönül yeğdürür zira kim
Gönüldedir dost durağı
Yunusun sözü gayet açıktır.İslam dini insanı ikinci plana atan ruhu çekilmiş sadece kalıplarda kalacak bir ibadet ve kulluk anlayışını kabul etmemektedir.Ehlibeyt yolu manaya şekli giydirmiş her ikisi de hak olan bu kavramı yaşatmaya devam etmiştir.”Andolsun biz adem oğullarına izzet ve şeref verdik. (4) Böyle izzet ve şerefli varlığın rızasını kazanmayan nasıl Allah’ın rızasını bekler ki?Böyle bir insan elbette kınanacaktır.Mazlum,kalbi kırık,yetim kulun sahibi Allah’tır.O demiyor mu: “ben uğrumda kalbi kırık olanların yanındayım...Hani Avrupada gelişen Hümanizmden daha geniş olan o varlık sevgisi var ya.. İnsandan tutunda börtüye böceğe çiçeğe varan bu rabbani sevgi ne kadar hayatımıza geçerse dünyada sevgi ve barış o kadar hakim olacaktır.Dünyaya huzuru silah namlularının gölgeleri değil sevgi; insani değerler getirecektir.Bir ilahi gerdanlık misali Muhammedi hakikatin ve de ahlakın nişanesi olarak evimizde,işyerimizde,okulumuzda şu dörtlük hep tekrar edilecektir.
Elif okuduk ötürü
Pazar eyledik götürü
Yaratılmışı sevdik
Yaradandan ötürü
Mevlana Celaleddin şöyle diyor: “İnsan büyük şeydir,orda herşey yazılmıştır.Zülumat perdeleri kendilerinde ki ilmi okumaya bırakmaz.Zülumat perdeleri dünyanın türlü türlü meşguliyetleri,arzularıdır...(5) İnsan bu saydığımız özelliklerin idrakinde olmazsa zulmetmiş olur.Peki insan Kuran’ın Resulullah’ın övdüğü standartlara nasıl ulaşacaktır?İnsan kendini nasıl OKU’ya bilecektir?
İmam Hasan (as.) şöyle buyuruyor: “Ey insanlar kim Allah’a karşı ihlaslı olur ve onun sözünü kılavuz edinirse en doğru olana hidayet olur.Allah onu olgunluk yolunda muvaffak kılar.Ve en güzel akıbete yönlendirir.(6) İşte insan paha biçilmez bu nasihati yerine getirdiği sürece donanmış olduğu nimeti görecek nefsini bilen rabbini bilir hakikati ilke kemale erecektir.Ve böylece nankörlerden zalimlerden olmayacaktır.Yoksa tüm bu söylenenler lafı güzaf olur ve Esfele safiline; aşağıların aşağısına çevriliriz.Ve bu bir insan için en büyük hüsran olur.Müttakilerin İmam-ı Hz.Ali (kv) şöyle diyor: “insan nefsi için seçim yapma makamındadır.Onu korursa yücelir korumazsa alçalır.”(7) Bir asansör gibi en yükseğe ve en alçağa ulaşabilirsiniz.bu sizin elinizdedir.Nefsine uyan hakir olur,dünyayı isteyen hüsrana uğrar,ahireti isteyen kurtuluşa erer,ama Hakkı talep eden beka bulur..İnsanı kamil örnek insandır tıpkı İmam-ı Ali ve Ehlibeyt İmamları gibi,tıpkı Anadolu erenleri gibi,Kumeyl gibi,Veysel Karani gibi vs... Kainat insanla güzeldir,insanla anlam ifade eder.Hz.Ali’nin (kv) dediği gibi insan-ı kamil (be) harfinin altındaki noktadır.Ne insan bir kaç cümleye sığacak ne de sevgi sözcükle ifade edilecek bir konudur.Sadece bal küpüne bir parmak çaldık o kadar.Ve yazımızın sonunu selamların en güzelini en güzel insana göndererek ve bu acize ait iki kıtayla bitirmek istiyorum...Salat ve selam alemin iftiharı Hz.Muhammed’e (sav) ve Ehlibeytine olsun.Ves-selam.
Dürülmüş içimde alem
Sırrı Hakka Nokta benem.
Nimetine yetmez kalem
Aşk ilmine hokka benem...
Göstermiş tüm haritalar
Hazineyi kebir benem.
Hesapsız tüm kerrattalar
Anlayana cebir benem...
Hızır
1-Bakara Süresi-30. ayet
2-İnsan süresi-1,2,3 ayetler
3-Makalat,H.Bektaş Veli,Çev.Aziz yalçuı
4-İsra Süresi-70. ayet
5-Fi hi Mafih,Mevlana Celaleddin,İz Yayıncılık
6-Tuhef ul-Ukul,sy-240
7-Gurrerül Hikem sy-731
