ALEVİ İSLAM İNANCINDA AHİRET KAVRAMI
19/9/2008 · Kategori: MAKALELER
AHİRET İNANCI VE YENİDEN DİRİLİŞ
Her geçen gün insan aklının ve teknolojinin keşifleriyle içinde yaşadığımız bu kainatın tesadüfi olması mümkün olmayan sistemlerle donatılmış olduğunu görmekteyiz.Akıl ve vicdan sahibi olanlara Allah’ın varlığı ve birliğine ilişkin bir çok deliller mevcuttur.Hepsi birer inkar sistemi olan maddeci ideolojiler “evrim teorisini” ortaya atarak yaşamdaki tüm döngüyü doğanın gücüne bağlamak istediler.Bu gün dahi eğitim sistemimizde inatla öğretilmektedir.Oysa hiçbir bilimsel temeli olmayan sadece bir “teori” olan bu anlayışın tek hedefi “Allah” kavramıdır.Üstün akıl ve güç sahibi bir iradeyi inkar etmektir.İnkarcı zihniyet bir tiyatro sahnesinde farklı kostümlerle farklı rolleri oynayan tek bir oyuncu gibidir.Amaç varlığı sadece maddesel boyuta indirmektir…Bu nedenle inkarcıların ilk işi ölüm ve ötesini inkar etmek ölümü sadece bir yok oluş olarak zihinlere yerleştirmektir.Zira ahiret inancı tevhidin omurgasıdır.Ahiret olmazsa Allah’a inanmaya,nübüvvete, haram ve helale,iyi ve kötü ahlak kavramalarına ihtiyaç olmayacaktır.
Oysa ahrete (mead) yani yeniden diriltilip hesap vereceğimize inanmak usul-u dinin,imanın esaslarındandır.Ve bu sebeple inananların özellikleri sayılırken Kuran’da şöyle buyurulmaktadır: “Ve onlar sana indirilene senden önce indirilene iman ederler ve ahirete de kesin bir bilgiyle inanırlar” (1) Ölüm inanan insan için bir yok oluş değil sonsuz bir hayatın başlangıcıdır. Resul-i Ekrem (s.a.a) "Zannetmeyin ölmekle yok olacaksınız. Ölüm sizi bir evden öteki eve götürür." şeklinde buyurmaktadır (2)
İslam dini açısından beden ve ruhun iki değişik hakikate sahip olduğu kesindir. Beden, ölüm vakti gelip çattığı zaman hayati özelliklerini kaybeder ve özü olan doğanın koynunda dağılıp - gider. Ama ruh böyle değildir,ruh ölümlü değil bakidir.Bedenle birlikte olduğu sürece, beden, hayatını ondan alır, bedenle olan ilişkisini kestiği ve ayrıldığı an beden ölür.Bedenin hayat fişi ruhun elindedir ona hayatı ruh şarj eder.
Oysa kainat mükemmel bir döngüye sahiptir ve başkalarının zannettiği gibi tesadüfler sistemi değil mutlak kudret sahibi olan Allah’ın eseridir.Bunun en basit cevabı şu örnek olabilir:Çölde yürüyorsunuz sizden başka kimse yok ve karşınıza üst üste konulmuş iki taş görüyorsunuz..Aklınıza ilk gelen soru bunları kim böyle üst üste koymuş dersiniz?İşte bu soru bütün maddeci teorilerin boş olduğunun ilk sinyalidir.İnsanlar öldükten sonra dirileceklerine inanmamaları karşısında Kuran en güzel örnekleri vererek bu inkarı kırmaktadır.Şöyle bir düşünün insan ölüyor ve tüm vücudu çürüyerek toprağa dönüşüyor.Bu somut olay insanlara “yok oluş anlamında” daha inandırıcı gelmektedir. Oysa bu toprak kışın veya kurak bir mevsimde ölü gibidir.Üstünde hiçbir şey yetişmez.Ama baharda bu ölüm kucağı hayat membaı haline gelir.O uçsuz bucaksız kırlar türlü gelinciklerle,sarı çiçeklerle müthiş bir ahenge bürünür.Daha dün ölüm varken baharda yeniden diriliş sahne alır.Bunu görebildiğimiz halde Allah’ın bizi yeniden dirilteceğine neden inanmıyoruz?Hz.Ali Efendimiz diyor ki “ilk hayatı görüpte ikinci hayatı inkar edene şaşarım. (3) Bakınız Kuran buna nasıl misal veriyor:
“Ve bize bir örnek getirmede ve yaratılışını da unutmada, çürüyüp dağılmış kemikleri kim diriltir demede.De ki: Onu ilk defa yapıp meydana getiren diriltir ve o, her çeşit yaratmayı bilir” (4)
Evet ölüm ve ötesi insana haktır.Hayat burayla ibaret değildir.Hiçbir insanın yaptıkları iyiliklerinin veya kötülüklerinin sonu basit bir ölüm olmamalıdır.Böylesine lütuflarla donatılmış mesuliyet sahibi bir varlığın hesap veremeyeceği düşünülemez.Zalimin yaptığı yanına kâr,mazlumun çektiği zarar kalan bir dünyayı bir hayatı hayal edebiliyor musunuz?Bunu hiçbir temiz akıl ve vicdan sahibi nasıl kabul edemiyorsa adil olan Allah bizlere böyle bir sonu nasıl reva görebilir ki?O şüphesiz adildir.
“Her nefis ölümü tadıcıdır.Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir…” (5)
Allah mutlak adildir;kıyamet günü herkes mahşerde toplanacak ve hesap verecektir.Hiçbir iyilik ve kötülük karşılıksız kalmayacaktır.Hiç kimsenin yardım elini uzatamayacağı akıllara ziyan din gününden elbet kaçış yoktur.Ödül cennet ceza cehennemdir! “O gün tartı haktır.Kimin tartıları ağır basar ise işte kurtulanlar onlardır..” (6)
“Allah yolundan sapanlara, soru gününü unuttuklarından dolayı şiddetli bir azap var” (7)
İşte bizi bekleyen böyle bir günde mutlu sona erişmek için tüm hayatımız Kuran’sal bir yaşama bürünmelidir.Ehlibeyt İmamlarının rehberinde Kuranın birer şubesi gibi hayatımızı İslamla donatmalıyız.Bir söğüt yaprağı gibi akıbetimizi sorgulamak korku ve ümit arasında Allah’a dayanmak zorundayız.Dünya çekici bir kadın gibi açmış kollarını irademizi,ruhumuzu elimizden almak için tuzaklarını kurmuş!İnanmayanlar dahi böyle bir günün ihtimali korkusuyla yaşarlarken biz müminlerin neden bu kadar kayıtsız bir yaşamı var?İmam Ali (kv) ahretinizi dünyaya satmayın kalıcıyı geçiciye değişmeyin. (8)İşte bu kayıtsız yaşama Kuran’dan bir uyarı:
“Yoksa kötülük kazananlar, kendilerini de iman edenler ve iyi işlerde bulunanlarla eşit mi tutacağız dirilikleri de, ölümleri de onlarla bir mi olacak sanıyorlar? Ne de kötü hükmediyorlar. Ve halk etmiştir Allah gökleri ve yeryüzünü gerçek olarak ve herkes kazancına göre karşılık bulsun diye ve onlara zulmedilmez. (9)
Bütün bunların yanında kamil insanlar pervanenin ışığa müptela olması gibi Hakk’ın cemaline pervanedirler.Onların muradı Allah’ın hoşnutluğudur.Bu sebeple onların makamı farklıdır.İmam Cafer-i Sadık (as) şöyle diyor: İnsanlar Allah'a üç sınıf halinde ibadet ederler. Onlardan bir sınıf, O'nun cennetinin şevki ve sevabının ümidi ile ibadet ederler. Bu, hizmetçilerin ibadetidir. Onlardan bir diğer takım, O'na cehenneminden korktuğu için ibadet eder. Bu da kölelerin ibadetidir. Onlardan öteki bir sınıf ise, O'na, O'nun sevgisinden dolayı ibâdet ederler. Bu, kerim olanların ibadetidir ve bunlar, emin olanlar (ümena') 'dır.(10) Güçlü ve Ulu Allah'ın bu konudaki buyruğu şudur: "Ve onlar o gün korkudan emin kalırlar (11)
Daha düne kadar ateizmin sütü emenler bugün karşımıza Aleviliğin yaman gürbüz çocukları olarak karşımıza çıkmışlardır.İşte hakkı inkar eden bu zümreler cennet ve cehennem yoktur düşüncesini sistemli bir şekilde bilinçaltınıza pompalıyorlar.Ahiret inancı imanın iliğidir ve bu tuzaklara dikkat etmek gerek.Bu bahsi sözün en güzeli olan ayetlerle kapayalım.
Hacı Ali TURABÎ hazretleri Medine-i Münevverede Resul’ün (saa) huzurunda şu dizeleri söylemiştir..
Birgün zahir olur, kıyamet dehşeti
“Nefsi, nefsi çağırır”, cümle nebi sana ümmeti
Cihan-ı yar, Ali yarin cümlesinin hürmeti
Kıl şefeat Ya Muhammed Şah-ı Sultan-ı Resül
“Görmezler mi ki şüphe yok, Allah, öyle bir mâbuttur ki gökleri ve yeryüzünü yaratmıştır ve onları yaratırken yorulmayanın, âciz kalmayanın, elbette ölüyü de diriltmeye gücü yeter; evet, şüphe yok ki her şeye gücü yeter onun”(12)
“Olanca yeminleriyle öleni Allah diriltmez diye yemin ettiler.Hayır;O’nun üzerinde hak olan vaidtir;ancak insanların çoğu bilmezler.”(13)
1-Bakara Süresi –4. ayet
2-Biharul envar 2. cilt sy 161
3-Gurerul Hikem,Ebul fetih abdulvahid amidi sy-53
4-Yasin Süresi 78-79. ayetler
5-Al-i İmran Süresi 185. ayet
6-Araf Süresi 8. ayet
7-Sad Süresi 26. ayet
8-Gurrerül Hikem sy 56
9-Casiye 21-22
10-Risâletu'l İ'tikadati'l İmâmiyye,Şeyh saduk sy-88
11-Neml Süresi 89. ayet
12-Ahkaf süresi 33. ayet
13-Nahl Süresi 38. ayet
ALEVİLERDE AHİRET İNANCINA İLİŞKİN ÖRNEKLER
Ehlibeyt mektebinin beş temel inanç prensibi vardır.Bunlar tevhit,nübüvvet,adalet,imamet ve meaddir (ahrete imandır).Yazımızın bu kısmında Alevi kaynaklarında yer alan ahiret,hesap günü,cennet ve cehennem kavramlarına yer vereceğiz.Ancak bu kısma geçmeden önce Resulullah (Saa) ve 12 İmam Efendilerimizin bu konudaki söz ve buyruklarını sizlere kısaca aktaracağız.
Salat ve selam üzerine olsun Nebi (saa) şöyle buyurdu:
"Ey Abdulmuttalib oğulları! Doğrusu gözcü kendi halkına yalan söylemez. Beni hak peygamber olarak gönderene yemin ederim ki, sizler sanki uyurmuş gibi mutlaka öleceksiniz ve sanki uyanırmış gibi yeniden diriltileceksiniz. Ölümden sonra cennet ve cehennemden başka da oturacak bir yer yoktur".
Bütün insanlığın yaratılmaları ve ölümden sonra diriltilmeleri, Güçlü ve Ulu Allah için, ancak bir tek nefsin yaratılması gibidir. Bu, Yüce Allah'ın şu kelamına uymaktadır:
"Sizin yaratılmanız ve tekrar diriImeniz tek bir nefsin yaratılması ve tekrar diriltilmesi gibidir (1)
Size fana yokluk için değil belki beka için yaratıldınız.ve sadece bir evden başka bir eve taşınıyorsunuz. (2)
Şaşrım Allah’ın vaerlığından şüpheye düşeneki Allah’ın yarattıklarını görüp durur.Şaşarım Alşlah’ın varlığından şüpjeye düşene ki ölenleri gözleriyle görür.Şaşarım ahiret yaşayışını,tekrar dirilişi inkar edene ki ilk yaratılışı görür bilir. (3)
Pir Sultan Abdal: Bu büyük ozanımızın nefeslerinde gerek itikadi gerekse ameli hususları bolca görmek mümkündür.Hemen hemen toplumun genelinin bildiği ve aşağıya sunduğumuz dörtlükte ahiret,sorgu sual,mahşer,mizan kavramları işlenmiştir.Ahirette mutlu sona ermenin ancak ve ancak allah’a kul olmaktan geçtiğini söylen Pir Sultan Zariyat süresinin 56. ayetindeki “ben cinleri ve insanları bana kulluk etsinler diye yarattım” ayetini güzel bir vurguyla halka ulaştırdığı görülmektedir.
İki melek gelir sual sorarlar
Dökerler hurcunu gevher ararlar
Bir kum üstüne köprü kurarlar
Geçemezsin Hakka kul, olmayınca (4)
“Pir Sultanım dünya fanidir fani
İnsana verdiler emanet canı
Dünyadan ahrete uludur yolu
Bundan gayrı yol yok, dönesin geri (5)
Ulu mahşer kurulur
Suçlu suçsuz anda belirir
Piri olmayanlar anda bilinir
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan (6)
Kitab-ı Fevaid Aşağıya vereceğim iki pasajda kıyamet gününe ve diğer dünyanın varlığına ilişkin vurguları bulacaksınız.
“tanrı buyurur:kıyamet gününe ve nefs-i levvameye yemin ederim……(7)
Hz.Peygamber efendimiz hz. Ali’ye öğüt amacıyla şöyle buyurmuştur:”insanlar kendilerini yaradana iyilik ve güzellik nurlarıyla yaklaşırlarsa tanrıda sonsuz iyilikler ile onlara yaklaşır. Onları dünyada insanların yanında öte dünyada da kendi tanrısal katında derece ve rütbelerini ilerletir. ”(8)
Virani Baba Risalesi
Virani baba risalesinde ahzap süresinde 57. ayeti vererek şöyle demektedir:”yazık onlara ki insanı incitirler.tanrı ve resulünün sözüne güvenmezler. Onların özü ve sıfatına ikrar etmeyenlerin üzerine tanrının laneti vardır. Dünyada ve ahirette dahi onlar için azap hazırlanır.” Azaptan murad cehennem ateşinde yanmaktır. (9)
Eğer ateşte yanmamak dilersen Ali evladı ve Ali’ye ikrar eyle ve her kim eylemezse cennet ehli değildir.(10)
KİTAB-I DAR :
Kitab_ı Dar adlı eser daha çok cenazeden sonra okunan anonim bir kitaptır. Alevi Bektaşi litaretüründe bizce büyük bir öneme sahip olması içeriğinin inanç akideleriyle dolu oluşudur. Aşağıya kitapta bol bol alıntılarla ahiret,sorgu sual, cennet cehennem kavramlarına yer vereceğiz.
-Ey alemlerin Rabbi dünya ve ahretin efendisi Muhammed Mustafa’nın ve mertlerin Şahı Aliyyül Murtaza’nın senin katındaki hatırları için işimizi kolaylaşır.(11)
-Yüce Kuran’ın şerefi, asaleti ve faziletleri hatırı için, Hakka yürüyen (ölen) bu kimsenin kabrini Cennet bahçelerinden bir bahçe eylesin. Kabirde meleklerin sorularına kolay cevap vermeyi nasip eylesin.(12)
-hak teala hazretleri yedi (kat) Cehennemin , sekiz Cennetin , yüce cennetin içinde süt, bal ve güzel koku şeklinde akan ırmakların, Kevser suyunun , onu ikram eden Aliyyül-Murtaza’nın ,ona tabi olan imamların, onların anne babalarının , cennet kızlarının, cennet elbisesi diken İdris peygamberin , kendilerine Kevser suyu içmek nasip olan inançlı ve Müslüman kulların hakkı ve hatırı için ,Hakk’a yürüyen bu jimselerin kabrini Cennet bahçelerinden bir bahçe eylesin.(13)
Yunus Emre :
Bu dünyayı elden bırak ahrete eyle yarag(hazırlık)
Erenlerden olma ırak gel ikrar et erenlere (14)
Kul Mustafa:
Yedi cehennemden ileri dışa
Senide çalarlar taştan taşa
Yılan çıyan akrep başına üşe
Sokarlar azamı canda ağlayı (15)
Şerh-İ Besmele:Besmelenin önemini tatlı bir üslupla dile getiren Hacı Bektaş Veli yüce Mevlamızın sonsuz rahmetini gönül soframıza sunarken ahiret-cehennem kavramlarına değinmiştir.
Allah deyince tanrılığım bilinir.Rahman desinler ümmetini cehennemden kurtarayım..(16)
Kıyamet günü olduğu zaman Tanrının tecelli eden kahrını gören çaresiz asiler zebaniler başına üşüşüp cehenneme sürüklenirken ağlayarak feryat ederler. (17)
Makalat
Ve hem dünyada dört türlü od (ateş) vardır…Dördüncü tamu (cehennem) odudur.(18)
Uçmak (cennet) makamınız,hur-ül-ıyn çiftleriniz Rıdvan kapucunuz,Kiramen katibin müşerrefiniz Kuran inancınız Malik zindancınız Muhammed mustfa şefaatçınız.(19)
1-Risâletu'l İ'tikadati'l İmâmiyye,Şeyh Saduk-sy 66
2-Biharul Envar6.cilt,Allame Meclisi
3-Nehcül Belaga,Çev.A.Gölpınarlı sy-408
4-Pir Sultan Abdal Divanı,sy-311
5- Cahit ÖZTELLİ, 1989, Pir Sultan Abdal, Özgür YayınDağıtım, s. 245
6-Pir Sultan Abdal Divanı,sy-105
7-Kitab-ı Fevaid,Çev. Baki Öz sy-88
8-Fevaid,sy-90 105. öğüt
9-Virani Baba Risalesi-sy293
10-Virani Baba Risalesi sy-325
11-Kitab-ı Dar,Çev. Osman Eğri,sy-42
12- Kitab-ı Dar,Çev. Osman Eğri 45
13- Kitab-ı Dar,Çev. Osman Eğri 86
14-Mahmut Bozçalı Alevi Bektaşi Nefeslerinde Dini Muhteva sy-125
15-Bektaşi Şairleri ve Nefesleri,Ergun syf 81
16-Şerh-i Besmele,Rüştü Şardağ sy-49
17- Şerh-i Besmele,Rüştü Şardağ sy-66
18-Makalat,sy-36
19-Makalat sy-41
1 yorum yazılmıştır
Yazan:alihaydar | Tarih: 2009-02-09 23:48:59Konu: yazılanlar
nekadar güzel sözler bunlar teşekkür ediyorum bu yayayınlarınıza
Bağlantı » »