CANI CANAN VERMEK

Cânı cânân dilemiş vermemek olmaz ey dil

Cânını cânâna vermektir kemâli âşıkın
Vermeyen cân i' tirâf etmek gerek noksânına

                                                       (FUZULİ)

Bil ki paha etmez yaldızlı sözün / kan yaş olmazsa iki gözün…

Hüseyin’e meyil değilse özün/  ey gönül kör ve dilsizsin! (HIZIR)

 

        Ey gönül! Sevgili canını istemiş; vermemek olmaz!Aşığın kemalidir canını canana vermek.Canını feda etmeyenin noksanını itiraf etmek gerek..Kim diyebilir benim Hüseyin’im noksandır..Ondaki kemâl hiçbir aşıkta görülmemiştir.Sevgili uğruna şerefli,onurlu bir sevda;heyecan ve acısıyla bitmeyecek bir destan..arşınla ölçülmeyecek kefen yetmeyecek bir şahadet..

Ey Muharrem yine konuk oldun gönül evime.Sanma ki kokun on bir ay boyunca hanemden uzak.Ve bu kış ayında yine kırdın kanadımı kolumu!Yalan!Kış ayında çiçek açmaz diyenler:Sen ya Hüseyin sinemin yetmiş iki burcunda içime açtın yine.

Yer gök rengine boyanmış,

        Çağlayıp sinemin bendine ey Hüseyin

        Figanım yaşım dayanmış…

 

Göğsümün sol yanı yanıyor;hicranım ne neşter gördü ne de merhem.Ne anamın dizleri huzur dolu ne yarin tebessümü hoş bana.Canımın dili susuz bugün;sensizlik en büyük susuzluk olsa gerek.Bir aşık “benim mezarım ariflerin gönlüdür diyor” oysa senin mezarın yok.Sen gönlümüzün mihmanısın,taze soluklu diriliğisin,senin sevgin hayat sevincimizdir,sana bağlılığımız ise tek rütbemiz!

 

        İmam Hüseyin

aşıklar kapına gelir dizilir

döker gözden yaşı kanlar süzülür

Zeyneb’in alnına kara yazılır

Derdimin dermanı İmam Hüseyin

 

Eyyub gibi dertten gönül zar eyler

Ateşi İbrahim su ne kar eyler

Hür gibi yiğitçe can Pazar eyler

Derdimin dermanı İmam Hüseyin

 

Çok zahmet çektiler Mervan elinden

Bülbül ayrı düştü gonca gülünden

Kuran’ı Natıksın;kandık dilinden

Derdimin dermanı İmam Hüseyin

 

Hızır derki sende kıldık nazarı

Hicranım dinmiyor nedir esrarı

Çalacak merhem yok Lokman firari

Derdimin dermanı İmam Hüseyin

       

Yorum Yaz