HUMUS (HAKKULLAH)
7/10/2008 ·
HUMUS (HAKKULLAH)
Füru dinin bir diğer rüknü ise humustur.Cenab-ı Hak Kuran-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Şunu da biliniz ki, ganimet olarak aldığınız her hangi bir şeyden beşte biri mutlaka Allah içindir. O da peygambere ve ona yakınlığı olanlara, yetimlere, miskinlere ve yolda kalmışlara aittir. Eğer siz Allah'a iman etmiş, hak ile batılın ayrıldığı o gün, iki ordunun karşı karşıya geldiği o (Bedir) günü kulumuza indirdiğimiz âyetlere iman getirmiş iseniz bunu böyle biliniz. Ve biliniz ki, Allah, herşeye kâdirdir.” (1) Humus Alevi toplumunda yaygındır.Ancak termolojik olarak humus ismi kullanılmaz.Halk arasında Hakkulah olarak ifade edilen seyit olan dedelere yıllık olarak insanların belli bir miktar yaptıkları nakdi veya ayni ödemedir.Ayet hükmüne göre bu ödeme fakirlere,yetimlere,yolda kalmışlara,miskinlere ve Ehlibeyte verilir.Hakkulah (humus) ibadeti halen fiili olarak devam etmektedir.
Kitabul Fevaid’de Hacı Bektaş Veli 105. öğüdün devamında insan nefsinin aşamalarına göre dört temel öğeye ayırır.İkinci makam dediği nefs-i Levvame’yi anlatırken şöyle buyurur: Bu nefisten doğan on evre şunlardır.Tanrıya adanmışlık (zühd) günahtan kaçınmak takva,haramdan kaçınış vera,ant ederek bağlılık,zekat,oruç,umre, humus ve cihattır.Bu makam Tanrı yolunda savaşınız makamıdır.” (2)Yukarıda yer alan pasajda da görüleceği üzere Nefs-i Levvamenin makamları arasında humus bir terim olarak vurgulanmıştır.
Yine Doç. Dr. İbrahim Arslanoğlu’nun yaptığı bir araştırmada Alevi dedelerine sorduğu soruya şöyle cevap verilmiştir:
Alevîlikte hem zekat ve hem de humus vardır. Zekat önce fakir olan akrabalara, sonramuhtaç olan komşulara ve Türk Hava Kurumu gibi hayır kurumlarına verilir. Humus ise EnfalSuresi 41. Ayet gereğince pirlere verilir.(3)
Sonuç olarak Alevi toplumunda halen humus ibadeti Hakkulah adıyla yaşamaya devam etmektedir.Ancak siz değerli mümin canların şuna dikkat etmesi gerekir.Geçmişte bu Hakkullah kötüye kullanılmış bazı Dedeler tarafından sömürüye dönmüştür.Humus Ehlibeyte verilmeli ancak nereye gittiği İslama ve Ehlibeyt’e hizmet için kullanılıp kullanılmadığına bakılmalıdır.Biz burada Şia’da genel olarak görülen sadece bazı müçtehitlerin kontrolüne verilmelidir gibi bir yaklaşım bizce humusu gayesi dışına çıkarır.Kimse bu ibadeti yerine getirirken üzerine azemi gayreti göstermeli fakat müçtehitten izin almak gibi bir mecburiyete kendini tabi tutmamaladır.Dinimiz kolaylık dinidir ves-selam.
1-Enfal Süresi-41. ayet
2-Fevaid sy-88
3-İbrahim Arslanoğlu,Gazi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi
1 yorum yazılmıştır
Yazan:emin | Tarih: 2008-10-12 10:48:17Konu: namaz
bektasilikte namaz caferi mezhebi gibi aynen kılınırmı yoksa ufak değişikliklermi var
Bağlantı » »