TARİHİ DEĞİŞTİREMEYİZ !
24/8/2007 · Kategori: MAKALELER
SORU: 24 Mayıs tarihinde “Halifeleri eleştiren sözler asılsızdır” başlıklı yazınızda, okurunuzun belirttiği cümleler Nehcu’l Belağa adlı kitapta kesinlikle yoktur. Asırlardır gerçeklerin üstü örtünmeye çalışılıyor. Siz bence bu ülkenin en büyük alimlerinden birisiniz ama gerçekleri söylemeye biraz çekiniyorsunuz gibi geliyor bana. (İbrahim Halil Koçer)
CEVAP: Nehcu’l-Belağa, Şeyh Radi’nin eseridir. Bu kitapta Hz. Ali’ye nispet edilen öyle sözler var ki, bunları Hz. Ali’nin söylemesi mümkün değildir. Ben bunların ayrıntısına girmekte yarar görmüyorum. Hz. Ebubekir Halife seçildi. İşte gerçek. Hz. Ali, geç de olsa ona bey’at etti. İşte gerçek. Siz Ali’nin bey’at ettiğini 1400 yıl sonra reddetmek istiyorsunuz. Diyelim ki halifelik Ali’nin hakkıydı, ki kesinlikle ben böyle bir şeye inanmıyorum, çünkü bu Peygamber’in dünyevi saltanat kurması anlamına gelir. Müslümanlar Ebubekir’i seçmişler, Ali de bunu kabul etmiş. Ömer seçilmiş, Ali Ömer’e de bey’at etmiş. Sonra Hz. Osman olayı ve Ali’nin halifeliği... O da sonunda şehit olmuş. Bunları ikide bir gerçek diye gündeme getirmek tarihin seyrini mi değiştirecek? Ali’yi geri mi getirecek? Yoksa Ali adına rant sağlamak isteyenlerin ekmeğine yağ sürüp Müslümanları bölecek mi?
Ben inandığımı söylüyorum ve yazıyorum. Sizin gibi düşünmüyorum. Ali’nin manevi velâyetini kabul ediyorum ama ilim irfan başka, devlet adamlığı başka... Ebubekir ve Ömer, tarafsız olan Müslüman ve gayrimüslim bilim adamlarına göre o zamanın en büyük devlet adamlarıdır. Öyle olmasa Allah onlara halifeliği nasip etmezdi. Ebubekir, Peygamberimizin kayınpederidir, Ömer de öyle... Peygamberimiz vefat ettiği zaman Ebubekir’in kızı Ayşe, Ömer’in kızı Hafsa, Peygamberimizin hanımlarından değil miydiler? 70 yılını İslâm’a vermiş birine dini veya tarihi öğretmeye kalkmayın. Sizin inancınıza saygım var ama ben insanları putlaştırmam, tanrılaştırmam. Her insanın içinde Allah vardır. Allah insana kendi can damarından daha yakındır. Ama her insana, Ali’ye de Ömer’e de... İnsanlar arasında sadece peygamberler özel bir konuma sahiptirler. Onların vahiyle bize duyurdukları sözler, bizim hayat çerçevemizi, dolaşma alanımızı çizer. Din Kur’ân’dır. Siz bana Kur’ân konuları üzerinde soru sorun. Bir şeyi daha anımsatayım. Eğer bu konuda yine yazarsanız cevap vermeyeceğim. Çünkü ileriye bakan bir insan olarak böyle şeylere vakit ayıramıyorum.SÜLEYMAN ATEŞ http://www7.vatanim.com.tr adresinden alınmıştır)
Ülkemizde Hz. İmam Ali (k.v) yeterince tanınmıyor,hakkıyla bilinmiyor.Cenknamelerde ki Ali’yi,posterlerde ki Ali’yi,nefeslere sıkıştırdığımız Ali’yi biliyoruz ya da aşinayız belki…Ama Ali’yi (as) Ali yapan insan üstü direnişini,adaletini,takvasını,kişiliğini,perspektifini,idareciliğini ve sosyal yönünü biliyor muyuz?Maalesef hayır…
Ben Nehcül Belâga’yı keşfedene kadar İmamül Müttakinin imamet ve velayet nurunu böylesine aydınlık bir şekilde görmemiştim.Yıllarca bu nimetten mahrum kaldığımı üzülerek söyleyeyim.Bu öyle bir kitaptır ki zihinlerdeki sorulara cevap;gönül kürsülerine hatip,kilitli yüreklere anahtardır.Cümle evliyanın ilmini,eserini bir kefeye koysanız İmam’ın bir hutbesine müsavi olamaz.Bu övgüler belki kitabın hakkını ödeyemez ama ben boynumun borcu olarak Sayın Prof.Dr. Süleyman Ateş tarafından Nehcül Belaga ve halife seçimine ilişkin köşe yazısında yaptığı değerlendirmeye cevap vereceğim.Ve kısaca beş başlıkta yukarıda aslını verdiğim yazıyı irdelemek istiyorum.Hata ve kusur bizden ata,bağışlama Gani Hüda’dan…
a-Nehcül Belaga Serif Radıyh’e mi ait yoksa Hz.Ali’ye mi?
b-hilafet seçimi Allah’ın takdiri mi?
c-Tarih tartışılmalımı?
d-Ali adına rant sağlamak nedir?
e-Ali’yi putlaştırmakla ne kastediliyor?
1-Nehcül Belaga’nın Aidiyeti?:
Hz.Ali’nin hutbeleri,mektupları ve veciz sözlerinden oluşan bu kitap Şerif Radiyh tarafından üç bölüm halinde bir araya getirilmiştir.Şerif Radıyh Peygamber soyundan alim ve fazıl bir kimsedir.Nehcül Belaga dışında eserleri çalışmaları vardır.Kitabı Türkçeye çeciren merhum Abdülbaki Gölpınarlı kitabın önsözünde kitabın senetleri hakkında detaylı bilgiler sunmuştur.Yine birçok değerli kalem sahibi zevat bu konuda müstakil eserler sunmuşlardır.Tarihi kaynaklar bu hutbeleri ilk bir araya getirenin Şerif radıyh’ten önce gerçekleştiğini göstermektedirler.İlk olarak Zeyd b. Vehebil Cüheni tarafından toplandığı belirtilmekte ve bu zatın tabiinin ulularından olduğu İbn Hacer Askalani gibi Sünni alimlerce aktarılmaktadır.Yine hepsi sıqa kabul edilen Hekem b. Zuhayr,İsmail b.Mihranis Seküni,Asbap b. Nübate v.s şahıslarca önceki kaynaklarda rivayet edilmiştir.
O dönemin tarih ve dil uzmanları Şerif Radıyh’in diğer eserlerindeki dil özellikleri ve ilmi boyutunu da göz önüne alarak bu kitabın Şerif Radıyh’in kaleminden çıkmadığını çok net bir şekilde ifade etmişlerdir.Ayrıca birçoğu bu hutbe ve mektupların daha önceki eserlerde de yer aldığını söylemişlerdir.Bugün Sünni çevrelerce dahi bu eser basılmaktadır.Ancak ne yazık ki kitabın tamamını değil de sadeleştirmek suretiyle işlerine gelen kısımlarına yer vermektedirler.Sayın Süleyman Ateşin hoşlanmadığı şey İmam’ın (a.s) özellikle ŞIKŞIKIYE hutbesi gibi diğer halife ve sahabeleri eleştirdiği yazılardır.Ama birçoğu gibi kendiside iyi biliyor ki sahabeler arasındaki ilişkiler güllük gülistanlık değildi.Bu gerçeği ne zaman kendilerine itiraf edecekler merak ediyorum…
2-Halife seçimi Allah’ın takdiri mi?
Cenab-ı Resul hayatı boyunca Kuran’ın ve Ehlibeytin önemini her zaman dile getirmiş ve rehberiyet misyonunun bu iki emanete ait olduğunu defalarca değişik şekillerde dile getirmiştir.Gadir Hum olayında Hz.Ali halkın maddi manevi önderi olarak halka deklare edilmiştir.Ayrıca “ben ilmin şehriyim Ali’de onun kapısı” “ben kimin mevlası isem Ali’de onun mevlasıdır” “Ya Ali sen bana Harunun Musaya olan menzilidensin” gibi yüzlerce sahih hadislerle İmam’ın ümmet içindeki konumu pekiştirilmeye çalışılmıştır.Son nefesinde ise bana kağıt kalem getirin vasiyet edeyim ki benden sonra delalete düşmeyesiniz…derken işte tarihte yaşanan bu manzaraları mucizevi olarak dile getirmeye çalışmıştır.Kitaplar Ali’nin (as) faziletleriyle dolup taşarken o makamı hak etmeyenlerin yer alması neden tartışılmasın ki!Hz.Harun değil miydi Musa’nın(as) ilmine varis, onun yerine ümmetine vekil…Harun(as) nübüvvet hariç tüm misyonuna sahip değil miydi?Eğer hilafet bir siyaset ilmiyse İlim şehrinin kapısı siyasetten habersiz olabilir miydi?Haşa şüphesiz bunu söyleyen Hatem’ül Enbiya kendi heva ve hevesine göre konuşmaz.(Necm3-4) Eğer halife seçimi döneminde yaşanan şeyler Allah’ın takdiri ise Muaviyede Yezide nimettendir der onları saygıyla anarız.Hatta Hz.Hüseyini şahadet edenleri tebrik ettiğimiz gibi isyan ettiği içinde kınamamız gerekecektir.Bu bazılarına göre normaldir çünkü bazıları “şer Allahtan’dır” diyebiliyor.Bazıları her ne kadar hep aksini söyleseler de İmamlar güneş gibi parlamaktadırlar.Ve biz vicdani görevimiz olarak bu davayı her zaman nesilden nesile mezhep ayrımı yapmaksızın aktaracağız.Güneşi görecek basiretiniz yoksa bari gölgede eğleşin…Hz.Fatıma’nın (as) biat etmeden hakka yürüdüğünü İmam’ın ve birçok öncü sahabenin 6 ay boyunca biatsız kaldığını herkes biliyor.Bunlar Allah’ın takdirine direnen insanlar mıydı acaba?Birileri diyor ki eğer İmamlar peş peşe halife olsaydı saltanat olurdu.Peygamber soyunun saltanatı olurdu.Ebu Süfyan taifesi saltanat kurarken zamanın kaç alimi buna direndi ki…Sayın Ateş söyler misin her yönüyle birer fazilet abidesi olan Ehlibeyt nasıl bir saltanat kuracakmış?Yezidin Muaviyenin tamah ettiği şu koca göğüslü dünyanın emzirdiği nefisperest insanlar mı olacaktılar?Vallahi gerekçe olarak sunduğunuz “korkunuz” bir Müslüman olarak beni çok korkuttu…
3-Tarih Tartışılmalımı?
Tarih geçmiş hafızamızdır.Elbette sayın Hocamın dediği gibi geçmiş değiştirilemez.Ama insan hafızasız yaşayamaz;hayatı durur.Tarihi değiştiremeyiz ama tarihi hakkıyla anlatabiliriz.Çünkü tarih arkamızdan önümüze düşen ışık süzmesi gibidir.Bugün İslam toplumları arasında ki anlamsız ve katı ihtilaflar tarihin objektif değerlendirmesi sonucunda sulh bulacaktır.Geçmişi yeniden irdelemek zorundayız.Eğer öyle olmasaydı Cenab-ı Hak Kuran-ı Azimüşşan’da Ad,Semud,Lut,Nuh kavmi hakkında cerayan eden olayları,kıssaları bizlere aktarırmıydı.Onlarca Yüzlerce ayet inzal olurmuydu?Demek ki tarih bir ibret sahnesidir.Aynı hataları tekrarlamamak için tarihi detaylarıyla görmeliyiz.Hocamın üslubuna rağmen geçmişi taze tutmalıyız yeniden Ali’leri harcamamak için…
4-Ali adına Rant Sağlamakta Nedir?
Süleyman Hocam Hz.Ali’nin yanında olmayı,onu sevmeyi muhabbeti bir bölücülük unsuru olarak görmektedir.Onun halifeliğini hak görmek bölücülükse az yukarıda belirttiğim gibi Hz.Fatıma bölücülerin lideridir.Böyle bir dayanak olurmu?Bugün dünyada Filistin için can veren savaşanlar Şia değil mi?Hem de tamamına yakını sünni olan bir topluluğu korumak adına. Sayın Hocamı tenzih ederim ama birçok Sünni ulema Savaşan Şiileri bir tehlike olarak ilan ederek onlara karşı mücadeleyi Hak gören zihniyeti eleştirmesi gerekmez miydi..Hem insanların İmam Ali’ye karşı teveccühleri İmam’a bu saatten sonra ne kazandıracaktır?O rantı sevgili hocamız açıklasın da hepimiz öğrenelim..
5-Ali’yi putlaştırmakta Nedir?
Sayın Hocam Şöyle diyor:Sizin inancınıza saygım var ama ben insanları putlaştırmam,tanrılaştırmam…Sevgili Hocam hala daha Alevi-Bektaşi-Caferi topluluğunu gulat türü bir topluluk mu zannediyor.sokaktaki insanın Ehlibeyte bağlılığımızı putlaştırma olarak görmediği halde akademik bir insanın bunları ima etmesi esefle karşılanacak bir durumdur.Bu tuhaf bir karalamadır yada samimiyetsizce baştan savmadır.Oysaki kendisi 70 yılını Kuran’a vermiş birisi esas kaidenin hüsnüzan olması gerektiğini bilmelidir diye düşünüyorum.Kaldı ki hocamın dediği derecede Ali’yi ilahlaştıran insanlar ülkemizde mevcut değildir.Ama Ehlibeytin bizim nazarımızda “masum olduğu” inancını benimsemeyebilir.Oysaki Kuran “Ey Ehlibeyt Allah sizden her türlü günah kirini gidermek istiyor” deyince bizim için mesele kalmıyor.Acizane diyorum ki Sünni camianın Sahabe anlayışının getirdiği dokunulmazlık daha vahimdir.Hocam önce işe buradan başlasın…
Derler ki Gazali bir deve yükü kitabıyla seyahat ederken bir eşkıya önünü keser.Heybelerde ne olduğunu sorar.Oda kitap olduğunu söyler.Buna kızan eşkıya derki sofu bundan sonra bu kitabın ilmini gönlüne koy,ameline akset…Bizi uğraştırma bir daha der…
Salat ve selam iki cihan serveri Hz.Muhammed Mustafa efendimize ve aşıkların velisi,muttakilerin önderi Hz.Ali’ye selam olsun…
1 yorum yazılmıştır
Yazan:zulcenah | Tarih: 2007-09-09 14:15:03Konu: Tedrikler
Üstadım bu değerli incelemeniz ve cevabınızdan dolayı sizi tüm kalbimle kutluyorum. siz benim çevremde tanıdığım Aleviliği doğru tanımlayan ve içerisinden inanç unsurlarını çıkarmadan taraif eden nadir insanlardan birisiniz. Allah bunun için sizden razı olsun. İnsanların geçmişe bakmak istememelerini hiç bir şekilde anlayamıyorum. Alemlere rahmet olarak gönderilmiş olan yüce peygamberimizin Hz. Ali ( R. A ) hakkında söylemiş olduğu sahih hadisler ortadayken insanlar islamiyete halen nasıl at gözlüğüyle bakıyorlar anlamıyorum. Allah herkese bu doğruları görebilecek bir kalp ve akıl gözü nasip etsin.
Ayrıca üstadım aynı ilde yaşadığımızı söylemiştiniz, en kısa zamanda sizinle görüşmek beni gerçekten çok mutlu eder. Saygılar.......
Bağlantı » »